TOHUM

Atalık tohumlar

Tohum ait olduğu türün tüm özelliklerini genetik kodunda barındıran ve bir sonraki nesile aktarmak üzere uygun şartlar oluştuğunda çimlenerek dünyaya yeniden hayat getirmeyi bekleyen canlı bir embriyodur.

Dünya üzerinde değişik yerlerde ve ülkemiz topraklarında yapılan kazılarda bulunan tohumlardan anlaşılmıştır ki insanoğlu yaklaşık 11.500 yıl önce tarım ve hayvancılık faaliyetlerine başlamıştır.

Avcı ve toplayıcılıktan  yerleşik düzene geçiş bu şekilde başlamış ve tohum toplamak saklamak ve bir sonraki yetiştirme sezonu onu yeniden ekmek hayatın sürdürülmesi için önemli bir faaliyet olmuştur.

Bu faaliyetler son 50-60 yıla kadar az değişikliklerle sürerek devam etmiştir. Kadim  bilgiler  kuşaktan kuşağa usta çırak ilişkisi ile aktarılmış ve insan bu şekilde varlığını sürüdürmüştür.

Ne yazıkki insanın varoluşunun önündeki yegane tehdit yine kendisidir.

İkinci dünya savaşı sonrası adına ” Yeşil Devrim ” denilen dünyadaki nüfus artışına bağlı gıda yetersizliğini sona erdirip bolluk getireceği vaad edilen kimyasal ve suni tarım devrimi başlatılmıştır.

Kimlere ve hangi amaçlara hizmet ettiği malum bu devrim kadim bilgi zincirini kırmış , insanları kalitesiz zehirli ve ne idiğü belirsiz Frankensteinvari gıdalara mahkum etmiştir.

Amaç  kitlelerin ucuza doyurulması gıda bolluğu yaratılması sonuç ise gıdada tekelleşme , tröstler , beslenmeye bağlı hastalıklarda inanılmaz artış.

Ve en kötüsü de  tohumların genetiği ile oynanarak tescillenip 11.500 yıldır onu saklayıp koruyan insanlıktan alınıp şirketlerin malı olması  yolunda kanunlar yoluyla adım atılmış olması.

Bu hırsızlık , aklı başında  geleceğe karşı elinde bulunan mirasdan  kendini sorumlu hisseden her insan evladının üzerinde ciddi olarak düşünmesi gereken bir durumdur.

atalık tohum
Atalık tohumdan üretilmiş domates fidesi

TOHUMLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM

GDO yani genetiği değiştirilmiş tohumlar , hiybrit kısır melez tohumlar  sağlığımızı ve geleceğimizi tehdit  etmektedir. Geç olmadan tohumlarımıza sahip çıkmalı ve gelecek nesillerimizede bu bilinci aşılamalıyız .

Elimizdeki atalık tohumlar bizler gibi bir avuç azınlığın farkında olduğu bir hazine , bunları korumak ve geleceğe aktarmak çok önemli.

İnsanoğlu varolduğundan bugüne çok büyük zorluklar atlatarak gelmiş ve ne olursa olsun soyunu sürdürmüştür. Bugün sahip olduğumuz bize rahat bir yaşam sunan tüm lükslerimiz olmadan yaşayabiliriz  fakat gıda olmadan hayatta kalamayız.

Gıda tekeli kimin elinde olursa onun kölesi oluruz .

Bizler ki , buğdayın anavatanını yurt edinmiş kişileriz . Ülkemiz topraklarında  yaklaşık 10.000 bitki türü yetişmektedir bunların içinde 3.000 kadarı endemik türdür , yani bizim topraklarımız haricinde yetişmemektedir.

İşte böyle muhteşem bir mirasa sahip bir milletiz.

Belki ilerde savaşlar sadece gıda ve su yüzünden çıkacak.

İmkanı olan herkes bu harekete katılmalıdır. Balkondaki bir saksı bile bu iş için yeterli olabilir. Bir çeşit eker tohum alır dağıtır sonra yine ekersiniz.

ELİMİZDEKİ TOHUMLAR

Bahçe bostan yapanlar az çok bilirler  piyasada satılan veya takas edilen tohumlar  genel olarak  GDO , HYBRİT ,  STANDART , ATALIK   ( HEİRLOOM ) diye 4 çeşittir.

GDO lu tohumlar ; genleri ile laboratuvarlarda oynanmış kendi türleri haricinde başka türlerden ve hatta en tehlikelisi hayvanlardan gen transferi yapılmış ( transgenik organizma ) ve bu şekilde şirketler adına tescillenmiş kısır ve yapay tohumlardır.

Bu tohumların  soyu yürümez yani kısırdırlar. Daha verimli  oldukları yalandır çünkü en ideal tarla şartlarında ve suni gübre desteği ile verim alınmakta bazen  kontrol edilemez hava şartları yüzünden hiç ürün vermeyen tohumlardır.

Biyolojik ve ekolojik dengeyi tehdit ederler . Örneğin mısır rüzgar yolu ile 1,5 kmden döllenebilmektedir.Yani GDO lu mısır 1.5 km  yakınındaki ekili  mısırlara tozlaşma yoluyla bulaşarak onların genetik yapısını bozmaktadır . Bunların yol açabileceği sorunları varın siz hesap edin.

Hybrit tohumlar ; yüksek verimlilik ve bazı standart özellikler kazandırılmak üzere  bitkilerin seçilen özellikli çeşitlerinin laboratuvar ortamlarında uzmanlar kontrolünde yapay döllenme ile melezleştirilmesidir. Sağlık açısından sorun yaratmasada melez tohumun ikinci  jenerasyonunda açılımlar melezlemede kullanılan anaçlara  göre açılım göstereceğinden standart kaybolmakta ve çiftçiyi her sene tohum almaya mahkum etmektedir.

Böylelikle yerel tohumları terk eden çiftçi tüccara ,  tohum firmalarına hizmet etmekte ve  yerel atalık tohumlarımızın giderek kaybolmasına sebep olmaktadır.

Standart tohumlar ;  yine tohum firmalarınca  standart ürün verecek şekilde geliştirilmiş  kısır olmayan , bir sonraki yıl ektiğinizde yine aynı ürünü verebilen fakat genelde tek tip özellik barındıran tohumlardır .

Yani çiftçinin bahçecinin elindeki atalık yerel tohumlarda daha fazla çeşitlilik vardır .

Ekim yapıldığı yıl oluşabilecek hava şartları veya böcek istilalarında çeşitlilikten dolayı bu duruma dayanarak hayatta kalabilenler  bir sonraki yıl için tohumluk olarak kullanılmaya devam ederler.

Böylece her yıl  yeni zorluklara dayanma gücü geliştirerek soylarının devamını sağlarlar.

Yani yerel çeşitler bir nevi bizim hayat sigortamızdır.

Standart tohumlar ise tek tip özellikte olanlardan seçilerek üretildiğinden tamamen zarar görmeleri mümkündür.

Standart tohumlar firmalar tarafından hybrit tohumlarda anaç olarak kullanılırlar.

Ben çok zorda kalmadıkça standart tohum kullanmamaya özen gösteriyorum. Bahçemdeki ürünlerin %90 ı atalık ve yerel çeşitlerden oluşmakta.

Atalık ( Heirloom ) tohumlar ; genetiği ile oynanmamış hangi sebeple olursa olsun melezlenmemiş , her yıl verdiği tohumlar ekildiğinde ayni ürünü veren doğal tohumdur.

Fide viyolleri
Atalık tohum fide üretimi

Yerel tohumda atalık tohum ile aynı manada kullanılır fakat yerel tohum atalık tohumun belli bir bölgede uzun süredir ekimi sonucu ( örneğin 100 yıl )  o bölgenin iklim su toprak şartları sonucu belirgin lezzet ve şekile kavuşmuş ve o yöreden başka yerde ekildiğinde yine ürün veren  fakat yerelleştiği bölgedeki  özellikleri göstermeyen tohumlardır.

Bizim ilgi alanımıza giren saklanması korunması her ne pahasına olursa olsun sahip çıkılması gereken tohumlar  bu çeşit tohumlardır .

Sürüdürülebilirlik  ve devamlılık için zorlu koşullarda bile yöreye adapte olduğundan dolayı verimli olabilen yerel tohum çeşitleri gıda güvenliğimiz için devlet eliyle sahip çıkılması gereken tohumlardır .

TOHUM ALINMASI ve SAKLANMASI

Bostanımızda hepimizin bildiği çok kullanılan sebze türlerini yetiştiriyoruz , yani bir semt pazarına gittiğinizde pazarda göreceğiniz yazlık ve kışlık sebzeler.

Sebzelerden tohum alma işlemi , bitkinin meyve verip bu meyve olgunlaştıktan ve şekil ve renk olarak bozunmaya başladığı zamandır.

Domates de meyve iyice yumuşar renk iyice koyulaşır bazı yerlerde çürüme emareleri başlar  , hıyar ve patlıcan sarı kahve tonlarında renk alır ve kabuğu kalınlaşır , kızartmalık kabaklar toplama olgunluklarının 5-10 katı büyüklüğe erişirler ve renkleri sararır ( burada söz ettiğim yeşil kızartmalık kol atmayan kabak , bu özellikler bitkiye göre değişebiliyor bunu tecrübe ederek veya tohumu aldığınız kişiye sorarak öğreneceksiniz ).Biberlerin yeşil olanları kırmızılaşır ve kabuklar buruşarak kurumaya başlar.

Tohumlarımı  yetiştirdiğim bitkinin türünün en güzeli olan meyvalarından alıyorum.

Yani bu nasıl oluyor derseniz yıllardır ektiğim çeşitlerin en güzelinin özelliklerini yıllar içinde öğrendiğimden tecrübeye dayalı olarak seçiyorum.

Örneğin  pembe Bulgar domatesleri , minimum 800 gr civarı oluyor 1.500 gr a kadar çıkabiliyorlar , bu durumda 200-300 gr Ilık bir domatesten tohum almak hiç mantıklı olmuyor.

Genel kural olarak en sağlıklı bitkiden  ilk olgunlaşan ve köke en yakın meyve tohumluğa ayrılır. Fakat herhangi bir aksilik oldu ise üzülmeyin diğer meyvelerden de tohum alabilirsiniz.

Her bitki türünde tohum alma işlemi farklılık gösterir. Bu işlemlerin nasıl yapıldığını internette bulabilirsiniz.

İnşallah önümüzdeki sezon yetiştirdiğim bitkilerden tohum alma işlemlerini tek tek fotoğraflayarak blogda anlatacağım.

Tohumun alınması kadar saklanmasıda çok önemli. Usulünce saklanmayan tohumların canlılık oranları azalacağından bir sonraki sezonda hüsrana uğramanız kaçınılmaz olacaktır.

Usulüne uygun şekilde aldığınız tohumları yine usulüne uygun olarak kurutmalısınız. Havanın nem oranı tohumların kurutulmasına etki eden en önmeli faktörlerdendir.

Nispi nem oranı düşük yerlerde tohum kurutulması daha kolay olmaktadır. Benimde bulunduğum İstanbul  gibi illerimizde nem oranı yüksek olduğundan tohumlar ancak belli nem derecelerine kadar kururlar, buda tohumlarımızın canlı kalma sürelerine etki eden önemli bir faktördür.

Tohumlarımızı kesinlikle  serin ve kuru bir ortamda kurutmalıyız , yani nemi gidecek diye güneş altında kurutmak iyi bir fikir değildir.

Bazı tohumlar böceklerin kınkanatlıların lezzetli yiyecek listelerindedir, iyi muhafaza edilmezseler dikim sezonu geldiğinde kesenizde tohumlardan kalan artıklarla ve kabuklarla karşılaşırsınız.Özellikle mısır bakla ve bezelye gibi iri ve etli tohumlarda bu başımıza sıkça geliyor.

Kuruyan tohumlarımı özel olarak diktirdiğim geçirgen pamuk keseler içinde saklıyorum. İçinede böcek kaçırıcı olarak sarımsak ( kurumaya yüz tutmuş olanı tercih edin taze sarımsak torba içinde küflenip tohumlarınızıda küflendirebilir), kekik koyuyorum.

Benim denemediğim  fakat ciddi bir kaynakta okuduğum bir yöntem ise iyice kurutulan tohumları nem almayacak şekilde sıkıca kapatılmış kavanoz içersinde 3-4 gün buzlukta bekletmek.

Ben bu yöntemi kuru incirler için kullanıyorum yemeden önce derin dondurucuda 15 gün bekletiyorum böylece incir içersinde olabilecek böcek ve sinek yumurtaları ölüyor.

Bu yöntemi elinizde fazla bulunan tohumlarla deneyerek test edebilirsiniz. Tohumları buzluktan çıkardıktan bir kaç ay sonra çimlenme testine tabi tutarak  bu yöntemi bir sonraki sezonunuzda kullanabilirsiniz.

Tohumlarımıza zarar verebilecek olanlar böceklerle sınırlı değil. Bir sonraki sezonda başımıza iş açabilecek olan mantar virüs ve bakterilerde önemli sorunlar.

Sağlıklı bitkilerden aldığımız tohumlarda bile bu tip problemler olabiliyor , ve böylece hastalıkları tohumla birlikte bir sonraki sezona taşıyoruz.

Virüslere karşı tohumlarımızı yağsız süt içersinde yarım saat kadar bekletip kurutarak saklayabiliriz.

Mantara karşı tohumlarımızı % 10 sulandırılmış sirke içinde 20 dakika bekletip kurutarak saklayabiliriz.

Mantar bakteri ve virüslere karşı tohumlarımızı ister saklamadan önce ister dikimden önce 1 lt suya atacağımız 40 ml Hidroklorik asit ( tuz ruhu ) içinde bir saat bekleterek ekecek isek bol su ile yıkayarak ekebilir eğer saklayacak isek süzdükten sonra yıkamadan serin ve kuru bir yerde yıkayarak saklayabiliriz.

TOHUMLARIN CANLI KALMA SÜRELERİ

Ben ve sizler genellikle tohumlarımızı ev koşullarında sakladığımızdan dolayı bazı hususlara dikkat etmemiz gerekmekte.

Ben saklamada genellikle oldukça geçirgen olan bez keseleri tercih ediyorum. Çünkü tohumlarımız canlı olduklarından içlerinde barındırdıkları hayatı muhafaza için ortamdaki nem ve oksijeni kullanmaya devam ederler.

Özellikle  tohum takaslarında edindiğiniz veya piyasadan satın aldığınız Nylon ambalaj içersindeki tohumları nefes alabilecekleri uygun keselere bez torbalara koyun. Güneş görmeyen serin bir yerde muhafaza edin.

Ticari olarak satılan folyo ambalajlarda hava almayacak şekilde paketlenmiş ilaçlı tohumların ömrü kısadır. İkinci sezona çimlenme oranları çok fazla düşmektedir.

Tam olgun meyveden çıkarılmış dolgun, iyice kurutulmuş hastalık ve virüsten ari ,  uygun bir kap içersinde nemi düşük serin ortamda muhafaza edilen tohumların ömrü daha uzundur.

Son olarak bahsedeceğim yöntem tarım üretimine geçen insanoğlunun 11.500 yıldır yani yaklaşık 23.000 sezondur uyguladığı en iyi yöntem.

Bu yöntem sayesinde   binlerce yıldır karnımız doymakta.

Bu yöntem çok basit, tohumlar  en iyi her yıl yeniden ekilerek saklanırlar.

Her yıl ektiğiniz üründen tohum alarak bir sonraki sezonda onu ekip tohumun geleceğe taşınmasına katkıda bulunursunuz.

Sevgi ve saygıyla bol tohumlu sağlıklı günlere.

 

 

 

 

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

Related Posts

by
Previous Post

Comments

  1. Cevapla

    Kalemine sağlık.

      • Cengo
      • Ekim 14, 2018
      Cevapla

      Eyvallah Hocam

    • Metin Göktan
    • Ekim 14, 2018
    Cevapla

    Ülkemizde sağlıklı nesiller için yeniden atalık tohumları yaygınlaştırmamız gerekiyor, bu konuyla ilgili verdiğiniz bilgilendirme çok değerli

      • Cengo
      • Ekim 18, 2018
      Cevapla

      Teşekkürler Metin bey , yeni nesili uyandırmak gerek, gidişat çok fena.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

61 shares

Recent Posts

Atalık tohumlar
TOHUM
4 comments
BAHÇEDE SONBAHAR
Yorum Yapılmamış
Canlı Malç
MALÇ
2 comments
Güzel bir bahçe bize huzur verir
Bahçedeki Hazine Kompost
One comment