Bahçe

1970 li yılların ikinci yarısı , bina boşluğuna bakan apartman sahanlıkları arap sabunu , aspiratörü mutfak penceresinde ki bir pervaneden ibaret mutfaklar kavrulmuş soğan kokuyor. Annelerin gerçek gıdalarla gerçek yemek yapacak zamanları var henüz. Apartmanların çoğunun önünde küçük de olsa bir bahçe .Yeni türedi gecekondu semtlerinin çoğunda zaten köy manzarası hakim. Hepsinde bahçe.

Okul zamanı sabahları rahmetli babaannemin kurmalı çalar saati ile, tatil günleri kızarmış ekmeğin kokusu ile uyandığımız güzel yıllar. Cep telefonunu ilk uzay yolu dizisinde görüyoruz, o da kol saati şeklinde. Evlerin çoğunda henüz telefon yok, babamızın işyerini ancak bakkaldan arayabiliyoruz. Tabletin bilgisayarın esamesi okunmuyor. Televizyon bile sayılı evde. Kısıtlı yayın saatlerinde çocuklara göre program az.

Arkadaşlarınla irtibat kurmanın yolları ; yakın mesafede camdan cama konuşmak , sokaktaysan seslenmek, ıslık çalmak, her daim arızalı olan ziller yüzünden cama taş atmak. Zaman yavaş akıyor , beklemekten kimse sıkılmıyor , 10 saniye geç açıldığı için burun kıvırıp çıktığımız web sayfaları henüz kimsenin aklına düşmemiş. Hem beklemekten kime ne zarar gelir , çocuklar fırında ekmek, bayide tüpgaz, bakkalda yağ kuyruğunda. Büyükler istasyonda gaz, benzin, mazot kuyruğunda.

Henüz doğal gıdalarla besleniyoruz pazardan aldıklarımızın çoğu mevsiminde yenen doğal sebzeler. Hybrit ve GDO henüz sözlüğümüze girmemiş. Bahçeli evlerde kenar köşede ufak tefek şeyler yetiştirenler var.

ARKA BAHÇELER

Fatihde oturduğumuz evin arkası kömürlüklerin olduğu küçük bir bahçeye bakıyor. Anneannemin tek katlı küçücük evinin de çiçeklerle dolu bir bahçesi var. Eski tip İstanbul evlerinin hemen hemen hepsinin muhakkak bir arka bahçesi, olmadı önünde küçük bir ağaçlı yeşillikli boş alanı var.

Fatih gibi eski bitişik nizam evlerin olduğu kalabalık bir semtten, o zaman henüz yeni gelişmekte bir semt olan Bahçelievlere taşındığımızda köye taşınmış gibi seviniyoruz kardeşimle. Yollarda inekler keçiler geziyor. Evlerin bahçeleri kocaman, her yer boş arsa. Bisiklete bin , uçurtma uçur gez dolaş. Her yer oyun alanı. Bahçelievler gerçekten adı gibi bahçelievler o zamanlar.

1980 lerden sonra hızla artan İstanbul nüfusu ile birlikte yükselen gayrimenkul fiyatlarından dolayı bahçeler birer birer kayboluyor. Her yer beton her yer yol her yer araba. Bahçelerde domates biber yetiştirenler ya balkona terasa geçiyor yada vazgeçiyorlar.

Ve yavaş yavaş bostanları ile meşhur İstanbulda bırakın bostanı, bahçeli ev kalmıyor. Kalan bahçeler de beton zeminli otopark. Bugünün büyükşehirlerindeki şansız çocuklar topraksız, ağaçsız, uçurtmasız büyüyorlar.

Domatesi, biberi, hıyarı bitkisinin üzerinde hiç görmemiş çocuklar var. Hadi geçtik çocukları yaşları otuzu geçmiş yetişkinler var.

BİZ KİMİZ

Bizler halen toprak ile ilişkisini kesmemiş bir avuç şanslı, inatçı, hayalperest toprak ve bahçe sevdalısıyız.Kimimizin 20, kimimizin 200, kimimizin 2000 m2 bahçesi, kimimizin balkonu terası var. Ekiyoruz dikiyoruz, ter döküyoruz ellerimiz nasır, belimiz tutuk, tenimiz yanık ama mutluyuz. Çünkü biz bir veriyoruz toprak bize bin geri veriyor.

1960 lardan sonra gelişen teknoloji ilerleyen bilim ve Amerika menşeli yeşil devrim safsatasına rağmen gittikçe artan dünyanın kirlenme, gıdanın bozulma hızı beraberinde bu durumdan memnun olmayan bir insan tipini de ortaya çıkardı. Farkında olanlar ; kirlenen gıdanın, kirlenen suyun, kirlenen havanın, kirlenen toprağın farkında olanlar.

Atalık tohumdan üretim

KÖYDEKİ BAHÇEMİZ

Farkında olmak yetmiyor bir şeyler de yapmak lazım dedik. Başladık ekip biçmeye, çoğumuz sonradan köylü olduk. Önceden köylü olanlar da köyleri ile yeniden bağ kurdular.Rahmetli babamın 1989 yılında aldığı İstanbula 70 km mesafede bir köydeki bahçeli ev büyük ikramiye isabet eden piyangomuz oldu. Gençlik yıllarımızda pek gitmediğimiz kalmadığımız köy şimdi trafiği, insanı ( az gelişmiş olanları kastediyorum, söz meclisten dışarı ) yüzünden kaçıp sığındığımız , nefes aldığımız, kendimize geldiğimiz bir mekan oldu bize.

Yaklaşık 30 yıldır hiç konvansiyonel tarım yapmadık, ilaç suni gübre kullanmadık. Duruşumuz o zamandan belliydi fakat çok da bilinçli yaptığımız bir şey değildi. Ne Masanobu Fukuoka’nın doğal tarımından ne Bill Mollison’un permakülütründen haberdardık. Atalık tohum bilincimiz vardı her zaman. Az da olsa bişeyler yetiştiriyorduk kendimiz için. Gittikçe kötüleşen gıda terörü bizi derinlemesine tarımın bahçenin tohumun içine soktu , ayrılmamacasına.

2010 yılından bu yana gittikçe artan bir bilinçle ata tohumlarımıza ve sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak ekim dikim yaptık. 2012 yılında Ulusal Tohum Takas Merkezi ailesine katılmamızla başka bir boyuta geçtik. Atalık tohumlara ve toprağımıza tek başımıza sahip çıkmaya çalışmak yerine, insanları bilinçlendirmek yeni dostlar kazanmak, bu işe yeni başlayacak olanlara bilgi ve tohum desteğinde bulunmak yeni hayat felsefemiz oldu.

SIFIRDAN BAHÇE KURMAK

Bahçe ile uğraşmak insanı zaman zaman fiziken çok yorsada verdiği haz çok daha fazla. Fakat dostlarımızın Amerika’yı yeniden keşfetmesine gerek yok. Bizim yaptığımız hataları yaparak geç kalmaya vakit ve para kaybetmelerine hiç gerek yok. Elimizin altında da internet gibi bir mecra var.

Bölüm bölüm yazıp buradan yayınlayalım dostlar da istifade etsinler.Tecrübelerini eklesinler biz de öğrenmeye devam edelim. Bu işte bir nirvana yok, bir tepe noktası yok. Çünkü bahçe heleki doğal bahçe çok dinamik. Her an her şey değişiyor. Bileşenler çok fazla olunca denklem de çok bilinmeyenli oluyor. O yüzden öğrenmenin sonu yok.

Buraya kadar biz zamirini kullanarak yazdım. Bahçedeki tüm işleri annem, kardeşim, dayım, yengem ve ben yapıyoruz. Bundan sonra bu yazıyı kaleme alan ben olduğumdan “ben” zamiri ile yazmaya devam edeceğim. Fakat tüm yaptıklarım öğrendiklerimde ailemin şöyle yada böyle çok fazla payı var.

Hayatım boyunca ben bu işi iyi bilirim diyen herkesten uzak durdum, herkes her şeyi bilemez. Aslolan konusunu iyi bilenleri bulabilmek ve doğru soruları sorabilmek, çünkü bazen iyi bilenler iyi öğretemeyebiliyorlar. O yüzden bir işte uzmanlaşabilmek öğretenden ziyade bize bağlı.Bahçe konusunda da aynı şeyler geçerli.

Arkadaş ve dostlarımın bir kısmının bahçeleri zaten var , bir kısmı ise almayı planlıyor. Benim de bu işe gönül verdiğimi bildikleri için zaman zaman bana sorular soruyorlar, elimden geldiğince bildiklerimi anlatıyor bilmediğim konuları da nasıl çözebilecekleri kimlere danışacakları konusunda yardımcı olmaya çalışıyorum.

Bir sonraki yazıda bahçesi olmayıp bir yer almak isteyenlere, sonrasında hali hazırda bir bahçesi olup geliştirmek isteyenlere tavsiyelerde bulunacağım.

GÖZLEM SABIR TECRÜBE

Bu tavsiyelerim okuyarak veya sorarak öğrenip uyguladıklarımdan ibaret. Uygulamadığım ve emin olmadığım hiç bir konuda kimseye bir tavsiyede bulunmam. Çünkü bahçede yaptığımız hataların farkına varılıp düzeltilmesi iyi ihtimalle bir sezonu buluyor.

Kimsenin vaktini ve naktini heba etmek istemem. En kötüsüde bu güzel işten soğutmak istemem.

Etrafımda sıksık yanlış yönlendirmeler yüzünden bezgin, bıkkın insanlar görüyorum. Sebebi bilmeyen ve de bilmediğini de bilmeyen insanların kulaktan dolma, Google’ dan bulma bilgileri sanki kendileri uygulamış sonuç almış gibi anlatıp yanlış yönlendirmeleri.

Burada size anlatacaklarım amatör bir bahçıvanın bahçesinde yaptıkları ve yapmayı istediklerinden ibaret. Arzu ettiğim size (ve kendime ) bu konuda öğrenebilmeyi öğretmek.

Bir çok şeyi kendi kendime öğrendim. Nasıl mı ? Gözlemleyerek, sabrederek, tecrübe ederek.

Bahçenizde başarılı olmak istiyorsanız , bu üç haslete sahip olmalısınız. Gözlemleme sabretme ve tecrübe edebilme. Yaklaşık 10 sezondur bahçemizde yoğun olarak ekim dikim yapıyoruz. Her geçen sezon bize bir şeyler öğretiyor. Hatalarımızdan öğreniyoruz, doğadan öğreniyoruz, dostlarımızdan öğreniyoruz. Ve öğrendiklerimizi sabrederek tecrübe ediyoruz.

Anlatacaklarıma gelirsek şu şekilde başlıklar halinde toplayabiliriz ;

Yer Seçimi

Bahçe Planı

Toprak Hazırlığı ve Yönetimi

Ekim Dikim Bakım İşleri

Tohum Tedariği , Bahçeden Tohum Almak , Saklamak

Bu başlıklar ana başlıklar. Bunların altında onlarca alt başlık açabiliriz. Bildiklerimi mümkün olduğunca detaylı bir şekilde konuşma dilinde ( benden edebi bir şeyler beklemeniz hayal kırıklığı olur 🙂 ) fotoğraflar yardımı ile anlatacağım. Görsellerin anlatım da katkısı büyük. Olabildiğince detaylı fotoğraflar paylaşmaya çalışacağım sizlerle, çünkü ben fotoğraflardan ve videolardan çok şey öğrendim.

Yukarıda bahsettiğim başlıklardan ” Yer Seçimi” ni bir bahçe satın almak olarak düşünürsek diğer başlıklar olan ; bahçe planı, toprak hazırlığı ve yönetimi, ekim dikim bakım işleri, tohum tedariği-bahçeden tohum alma – saklama işleri her yıl sil baştan yenilenen döngüler.

Bunlar yaptıkça tecrübe kazanılan işler. Bahçede sezonlar geçtikçe tecrübe kazandıkça kendinize göre bir düzen tuttuğunuzda zaten işler farkında olmadan bir plan dahilinde işlemeye başlar. Yukarıda da bahsettiğim gibi bahçede başarılı olmak gözlem, sabır ve tecrübe gerektiriyor. Başlar başlamaz başarılı olup çok muhteşem sonuçlar alacağınızı düşünüyorsanız hayalkırıklığına hazır olun derim.

Yazımı gereksiz uzatıp sizi çok fazla sıkmadan burada nokta koyup bu yazımı yayınlayayım ve ikinci yazıya hazırlanmaya başlayayım ; ” Yer Seçimi ” .

Sevgiyle kalın , hoşçakalın.

Tags: bahçe, bahçe kurmak, bahçe kuruyorum, bahçe planı, bahçeden tohum almak, bahçeyi yönetmek, bostan, bostan İstanbul, ekim dikim bakım, ekimdikim bakım işleri, sıfırdan bahçe kurmak, tohum tedariği, toprak hazırlığı ve yönetimi

Related Posts

by
Previous Post Next Post

Comments

    • Ayşe Toprak
    • Ağustos 9, 2019
    Cevapla

    Kaleminize sağlık,o kadar samimi ve cesaretlendirici bir üslûp ki bahçeye girmekten korkan birini bile çiftçiliğe heveslendiriyor,merakla takipteyim yazılarınızı,emekleriniz çok kıymetli,güç kuvvet diliyorum.

      • Cengo
      • Ağustos 11, 2019
      Cevapla

      Samimi yorumunuz için teşekkür ederim Ayşe hanım. Eğer doğaya rağmen değilde doğa ile birlikte hareket edersek toprak ananın bize verecekleri para ile satın alınamayacak kadar çok. Korkmaya çekinmeye düşünmeye gerek yok. Öğrenilmiş çaresizliğimizden kurtulmamız gerekiyor.

  1. Pingback: Bahçe İçin Yer Seçimi | Bostan İstanbul Bahçemiz için yer seçimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 shares

Bostan İstanbuldan Haberler

Recent Posts

Bahçe Planlama
No comments
Bahçe İçin Yer Seçimi
4 comments
Bahçe
3 comments
Permakültür Çiftliği
Permakültür
5 comments