BAHÇE PLANLAMA

Bahçe Planlama

Bahçe planlama. Bir bahçemiz var ve artık plan yapmamız gerekiyor. Her işin başı plan. Ben ne yaparsam yapayım uyduruk bir kağıdın üstünde bile olsa  plan yaparım. Bu benim daha hızlı yol almamı sağlar , kafamda ki karışıklığı ve sırasızlığı kağıda aktarır kafamı boşaltır rahatlarım. Böylece her adımı yaparken bir yandan da diğerlerini düşünmek zorunda kalmam.

Bu bir aklını kandırma yöntemi. Çok işe yarıyor.

Bahçe planı  mükemmel olmalı diye zorlamaya gerek yok , ne demiş atalarımız ” kervan yolda düzülür ” . Planı yaparsınız işler bitinceye kadar defalarca değiştirirsiniz , başladığınız hali ile bitişi bambaşka olur belki ama inanın işinizi çok kolaylaştırır.

Bahçeyi yer seçiminden itibaren ele aldığımızdan dolayı , sıfırdan kurduğumuzu hayal ediyorum.

Bunun için bir bahçenin genel planı olsun bir de ekim dikim planı olsun istiyorum.

Genel planda ;

  • Kümes , ahır , depo, su deposu  tamir atölyesi yeri ,
  • Sera planlanması ve yeri ,
  • Sulama hatları planlanması,
  • Kuyu yeri,
  • Gölge çalışma alanı,

ve bunlar gibi aklınıza gelebilecek bir kez yapılacak yada yapıldığında yerlerinin değiştirilmesi zor veya çok masraflı olan ögeleri planlayalım.

Üretim planında ise yetiştiricilik ve yaşam planımız olsun. Onda da ;

  • Toprak  durumunun tespiti,
  • Ne yetiştirmek  istiyoruz,
  • Satış yapacak mıyız ? , kendimize mi ürün yetiştireceğiz ?
  • Ekim dikim ve fide yetiştirme alanlarının belirlenmesi,
  • Toprak hazırlığı,
  • Tohum seçimi,
  • Tohumdan fide yetiştirilmesi, ( Bu başlığa tıklayarak Tohumdan Fide Yetiştirmek başlıklı yazıma gidebilirsiniz. )
  • Ekim ve dikim işleri,
  • Bitki ve toprak bakımı,

konularını planlayıp , işe girişelim.

BU YAZIDAN NASIL FAYDALANACAĞIZ

Bahçe planlama yazım biraz uzun olacağından , her bir kaç başlık bitiminde yazıyı güncelleyeceğim. Yani interaktif bir yazı olacak. İnternetin nimetlerinden biraz faydalanalım.

Bir yandan sezonu kaçırmamak bir yandan da bu yazıyı yukarıda ki sıraya göre yazmak zor olacak. O yüzden yukarıda ki başlık içeriklerinden mevsimsel olarak günü gelenleri hemen yazacağım. Zamana yayılan veya istediğiniz herhangi bir zamanda yapabileceklerinizi vakit buldukça yazının aralarına ekleyeceğim.

Bahçenin sökümünün ardından hızlıca bir toprak hazırlığına girişeceğiz , kışlık ekimi için mi ? dediğinizi duyar gibiyim. Dostlar kışlık ekimi için yapılacak hazırlıklar çoktan bitti. ( bu satırları ağustos sonunda yazıyorum)

Niye plan yapıyoruz ? İşte bu yüzden.Çünkü hazırlıklarda bir sezon önceden gitmek zorundayız. Planlama ve yapılması gerekenleri sezon öncesi tamamlamanız lazım.

Hem  fazla yorulmamak karışıklığa mahal vermemek hemde son dakika da iki ayağınız bir pabuca girmemesi için.

Ve de en önemlisi  tarlanızdan alacağınız verim için.

Önceden hazırlanıp gübrelenmiş , biyolojik aktivitesi mümkün olduğunca canlanmış bir toprakta verim her zaman fazla  ve bitkiniz sağlıklı olacağından hastalıklara daha dirençli oluyor.

Az önce yazlık tohum stoklarıma baktım, elimde ne var hangi tohum  eksik hangisi  fazla,  kafamda yavaş yavaş ilkbaharda neler ekeceğimi planlıyorum, eksikleri ve bu sezon da yaptığım hataları düşünüyorum. Bunları not ediyorum.

Ay bazında bir yapılacaklar listem var, bu listeye bahçe ile ilgili hemen her şeyi yazıyorum. Hemde neredeyse 8-9 ay önceden. Günü geldiğinde şunu da yapayım bunu da yapayım derken özellikle işin çok yoğun olduğu ilkbaharda bazı şeyler unutuluyor. Bu liste hatırlamaya işleri düzene koymaya  çok yardımcı oluyor. Bu listeyi gerekli başlığın altında yayınlayacağım.

Toprak durum tespiti ile ilk başlığa geçelim.

TOPRAK DURUMUNUN TESPİTİ

Toprak durumunun tespitinden kastım ; hem biraz toprağın halini hatırını sormayı öğrenmek , hem onu daha verimli hale getirmek için hangi adımları atacağımızı neler yapacağımızı anlatmak.

Hal hatır derken toprağın dili yok, siz soracaksınız siz cevaplayacaksınız. Toprak hal diliyle konuşur. Halinden anlamak sizin göreviniz.

Öncelikle ve de kesinlikle bahçeniz küçük dahi olsa lütfen toprak analizi yaptırın.

Bugünkü fiyatlarla yaptırmak istediğiniz analizin derinliğine bağlı olarak 200-300 tl civarında fiyatlar. Devlet desteği var fakat 50 dönüm üzeri arazilere veriliyor. Bizim bundan faydalanmamız söz konusu değil maalesef.

Toprak analizi neye mi yarayacak ?
  • Öncelikle  gelecek sezonda hüsrana uğramanızı engelleyecek.
  • Toprağınızı eğer durumu iyi ise boş yere masraf edip gübrelemenizi engelleyecek. Ki bu çok önemli her şeyin fazlası zarar çünkü.
  • Toprağınızda ki eksik veya fazla olan makro ve mikro elementleri öğreneceksiniz.
  • Yetiştirmek istediğiniz ürünlerin toprak isteklerini de araştırıp analiz sonucuna bakarak toprağınızı düzenleyeceksiniz.
  • Gözü kapalı üretim yapanlar gibi bir ürünü yetiştiremeyince, seneye inşallah demeyeceksiniz.
  • Analizi değerlendirip toprağınızı geliştirmeye çalışırken daha çok danışıp daha çok okuyarak bilgi sahibi olacak ve gelişme kaydedeceksiniz.

İlk yazdığım madde ile son yazdığım madde durumun genel özeti bu ikisi arasına çok ekleme yapılabilir.

Toprak analizi yapmak için bahçeden toprak alıp analize göndermek olmuyor. Uygun şekilde numune alıp yollamanız lazım.

ANALİZ İÇİN TOPRAK NASIL ALINIR

Nasıl alacağınızı uzun uzun anlatmayacağım bu konuda internette çok geniş bilgi mevcut bazı olmazsa olmazları yazmakla yetineyim.

  • Öncelikle küreğiniz ya paslanmaz bir materyalden yada plastik olsun. Yani aldığınız numune içine kürekten boya pas vs. bulaşmasın.
  • Kovanız da aynı şekilde temiz bir plastik kova olsun.
  • Mümkün olduğunca çok noktadan örnek alın ,  ne kadar çok örnek alıp harmanlarsanız o kadar iyi.
  • 5 dönüm üzeri alana yapacaklar için tavsiyem yerinizi iki parsele bölmeniz ve ayrı ayrı analiz yaptırmanız. Çünkü toprak durumu büyük alanlarda tarlanın iki ucu arası farklı olabiliyor. Bu bir tavsiye sadece şart değil.
  • Numune aldığınız yer gübrelenmiş  veya herhangi bir ilaç atılmış olmamalı ( ilaçtan kastım tabii ki bizim kullandığımız ev yapımı ilaçlar , zehirler değil )
  • Kışın su biriken yerlerden ve tümsek veya çukurlardan numune almayın.
  • Aldığınız numuneleri çok güzel homojen bir şekilde harmanlayıp  içindeki çerçöp, taş, yabancı maddeleri ayıklayıp numunenizi güzelce gölgede kurutun.
  • Numunenizi göndereceğiniz laboratuarın istediği formu eksiksiz doldurun. Numune içinede form koymak zorundaysanız bu formu kesinlikle sabit kalemle doldurunuz ki nem ve rutubet yaparsa yazılar silinmesin. Sabit kalemi kırtasiyelerde bulabilirsiniz, kopya kalemi adı ile de satılmakta.
Görevimiz Toprağı Beslemek ;

Unutmayalım ki bizim görevimiz toprağı iyi anlayıp onu beslemek ve geliştirmek. Bitkiyi beslemek ise toprağın görevi.

Ne kadar sağlıklı ve canlı toprağınız varsa o kadar sağlıklı bitkileriniz olur.

Sağlıklı canlı bir bahçe bahçıvanın , bostancının emeğinin en güzel ödülüdür ve değeri hiç bir şey ile ölçülemez.

Böylelikle toprak durum tespitinin en önemli ayağıyla ilgili adımı atmış oluyoruz.

Yaz sezonu bitmek üzere ( Marmara bölgesi şartlarına göre) , bahçemizi söktüğümüz de yağmurlar da başlamadan numune alıp analiz yaptırmanın tam zamanı.

Sonrasında eksiklerimize göre hareket edeceğiz. Bende önümüzde ki baharda ekeceğim ve kıştan hazırlamak istediğim bahçemin bu yıl dinlendirdiğim kısmından  numune alarak analiz yaptıracağım ve buradan bu analizi  yayınlayarak nasıl yorumlamak gerektiğini anlatacağım. Tabiiki ziraat mühendisi dostlarımın yardımlarıyla.

Sonrasında neler yapabiliriz ona karar vereceğiz. Çok fazla detay yazdığımı işin çetrefilli ve zor olduğunu düşünmeyin. Kriminal sorunlarla uğraşmıyor DNA analizi filan yapmıyoruz.

Elimizde ki imkanlar nispetinde toprağımıza katkı yapacağız. Bir çok arkadaşımın muzdarip olduğu sorunları ve benim de başıma gelenleri sizlerle paylaşacağım.

Bahçemizi hür canlıların yaşadığı bir hayvanat bahçesi gibi düşünün ve bunların büyük çoğunluğuda toprak altında. Bir avuç sağlıklı toprakta  milyonlarca gözle görülmeyen canlı yaşamakta.

Sağlıklı toprak sağlıklı bitki demek.

NE YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ ?

Benim bahçem daha çok sebze ağırlıklı. Ama siz son günlerin moda tabiri ile bir  “gıda ormanı” bahçesi kurup sebze meyve her türlü ürünü yetiştirebilirsiniz.

Meyve ağaçlarınızın yerleşim yerlerini de tespit ederken. Permakültür kitaplarından yararlanabilirsiniz. Youtube da ” Food Forest ” yani  gıda ormanı  yazarak arama yapabilir  videoları seyredebilirsiniz. Kaynak sınırsız. Ama şunu unutmayın ki anlatıcılar kendi bulundukları iklim ve diğer şartlara göre tavsiye verirler. Sizin bunu kendinize uyarlamanız şart. Masonobu Fukuoka yı okuyup Trabzonun bir köyünde pirinç ve yulafı peşpeşe yetiştirmeye çalışırsanız hüsran garanti.

Ama yinede güzel ülkemizin topraklarının neredeyse tamamı o kadar verimli ki, her şeyimiz güneşimiz, suyumuz, rüzgarımız, yağmurumuz ( gittikçe azalsa bile ) bol. Bir çok yerde çok çeşitli ürün yetiştirme şansına sahibiz.

Unutmayalım insanlar Alaskada bile serada sebze meyve yetiştiriyorlar.

Bahçemizdeki Meyveler ;

Meyve yetiştirmek isteyenlere çok fazla tavsiye veremeyeceğim, çünkü ağaçla ilgili bilgim çok kısıtlı ama size ” ağaçlar.net ” i tavsiye edebilirim. Oradaki forumlarda çok bilgili insanlardan çok şey öğrenebilirsiniz. Ben ağaçlarla ilgili bir sorunum oldukça önce dostlarıma sonrada oraya müracaat ederim.

Ayrıca İngilizceniz iyiyse kaliteli yabancı kaynak çok fazla.

Sebze bahçelerinde illa meyve ağaçları olur. Yeriniz de müsaitse muhakkak dikin. Fakat dikkatli olun  yetiştirme ortamına gelen güneşi kesmesin.Bahçenizin yerleşimi uygunsa meyve ağaçlarını rüzgar kesici olarak da kullanabilirsiniz.

Yani  bahçenizin doğu ve batısında yüksek ağaç olmasın ki sebze bahçeniz güneşin doğuşundan batışına kadar yeterli ışık ve sıcaklık alabilsin.

Eğer bahçenizin yerleşim şekli yüzünden mecburen o kısımlara ağaç dikmek zorundaysanız tam bodur ağaçları tercih edebilirsiniz.

Benim anlatacaklarım daha çok sebze bahçeciliğine yönelik, fakat bahçenin genel kurulumu yerleşimi ikisinde de yani sebze ve meyvede de çok farklı değil.

Sebze bahçemiz için bakteri ağırlıklı sağlıklı toprağa , meyve bahçemiz için de mantar ağırlıklı sağlıklı toprağa ihtiyacımız var.

Sebze yetiştirerek hem yazlık ve kışlık ihtiyacınızı karşılar hemde fazlasını satarak para da kazanabilirsiniz.

Avrupa ve Amerikada şehir bahçelerinde ürün yetiştirerek bu işten geçinen insanlar var. ( Örneğin bakınız Curtis Stone ) Ben burada pek rastlamadım , pek çoğumuzun asıl işi başka alanlarda.

Velhasılıkelam meyve yada sebze bahçe ilgi ister bilgili insan ister.

SATIŞ YAPACAKMIYIZ ? YOKSA KENDİMİZE Mİ ÜRÜN YETİŞTİRECEĞİZ.

Yukarıda söylediğim gibi eğer ürünlerimizin fazlasını satabilirsek az da olsa gelir elde eder bahçemizin masraflarını azaltabiliriz.

Sadece satışa yönelik bir bahçe yapacaksak eğer ata tohumları kullanarak kimyasal gübre ve zehir takviyesi olmadan doğal üretim yapan bir bahçe sahibi olduğumuzdan dolayı ( en azından ben öyle yapmak istediğinizi düşünüyorum , eğer aksi düşüncede iseniz hybrit tohum ve kimyasal kullanacaksanız bence yazının bundan sorasını okumanıza gerek yok ) diğer bahçelerden göreceli olarak veriminiz düşük olacak bunu baştan kabul edin.

Yazdığıma dikkat ” göreceli ” olarak dedim . Hep söylediğim gibi bizim amacımız  “birim alandan en yüksek verimi almak” değil bizim amacımız “birim alandan sürdürülebilir en yüksek verimi” almak.”

Üretimimiz kendimize veya satış amaçlı, her ne türlü olursa olsun, bahçe tesis şeklimiz aynı olacak çünkü sağlıklı doğal tarım yapıyoruz.

Eğer satış yapacaksanız müşteriniz bilecek ki siz bu işe gönül vermiş bir insansınız ve bu işi sadece geçinmek için değil aynı zamanda tüketici de olduğunuzdan  sağlıklı gıdaya ulaşmak ve sizin gibi düşünen insanlarla paylaşmak için yapıyorsunuz.

Sırada biraz daha uzun bir bölüm var ” Ekim dikim ve fide yetiştirme alanlarının belirlenmesi “.

EKİM DİKİM ve FİDE YETİŞTİRME ALANLARININ BELİRLENMESİ

Ekim dikim ve fide yetiştirme alanının belirlenmesinde bir çok kriter var benim yazacaklarıma çok daha fazlasıda eklenebilir. Daha öncede belirttiğim gibi benim size anlattıklarım okuyup , öğrenip bahçe de tecrübe ettiklerimden ibaret. Siz de bunların üstüne kendi bilgi ve tecrübelerinizi zamanla ekleyerek bahçenizi daha da geliştirebilirsiniz.

Bahçemizin büyük olması bizim için avantaj, münavebeli ( her yıl farklı bir alana ekim tekniği, yada nöbetleşe ekim tekniği ) ekim yapabiliriz. Geniş alanları nadasa bırakıp dinlendirebiliriz.

Bahçemiz küçükse üzülmeye gerek yok yine bir plan dahilinde hareket ederek tekniğimizi geliştirip yoğun ekim dikim yaparak yeterli ürün elde edebiliriz.

HAKİM RÜZGAR YÖNÜ

Benim için ekim dikim alanın da bakmanız gereken ilk özellik yön tayini. Bahçenizin krokisini bir kağıda çizin üzerine de yönleri belirtin. Çünkü ekim dikim hatlarını oluştururken güneşin doğuşu batışı ve hakim rüzgar yönlerini dikkate alacaksınız. Ağaçları sebze bahçenize gölge yapmayacak şekilde konumlandıracaksınız.

Bahçe planlama yaparken şunu hiç unutmayalım , biz bir mini ekosistem inşa ediyoruz. Bitkisi ile toprak üstü toprak altı hayvanlarıyla bir ekosistem. Bunu baştan ne kadar iyi tasarlarsak işgücünden ve zamanla ortaya çıkacak yeni ihtiyaçlar sonucu yap-boz angaryalarından kurtuluruz.

Benim hakim rüzgar yönüm Marmara bölgesinde olduğumdan dolayı kuzeydoğudan esen poyraz ve ikinci hakim rüzgar güneybatıdan esen lodos.

Ben bunları göz önünde bulundurarak ekim dikim hattımı kuzey- güney istikametinde yapıyorum. Böylece bitkilerin hem hakim rüzgar yönünde ekip birbirlerine rüzgar bariyeri yapmalarını sağlıyorum hemde rüzgarla olan tozlaşmaya yardımcı oluyorum. ( Rüzgar bariyeri ; rüzgarın yıkıcı etkisini azaltmak için yapılan çit veya dikilen ağaç ve çalılardan oluşur. Her bir metre yükseklikteki rüzgar bariyeri önündeki yaklaşık 4 metrelik alanı rüzgar etkisinden korur.)

Biliyorsunuz ki tozlaşma sadece böcek yardımı ile değil aynı zamanda rüzgar yardımı ile de oluyor. Günümüzde aşırı kimyasal zehir kullanımından dolayı doğadaki arı ve böceklerin azaldığını düşünecek olursak rüzgardan da faydalanmak akıllıca olur.

Hakim rüzgar yönüne göre ekim dikim hattımızı belirledik ( Şunuda belirtmek istiyorum bir çok üretici hakim rüzgar yönüne bakmaksızın dikim hatlarını güneşden azami faydalanmak için kuzey – güney doğrultusunda yapar )

Ekim dikim hatlarımızı belirledik, bir sonraki bölüm olan toprak hazırlığında buraya geri döneceğiz.

FİDE YETİŞTİRME ALANLARININ BELİRLENMESİ

Atalık tohumdan üretim yapan üreticilerin neredeyse %99 u fidelerini kendi yapar. Çünkü tutkumuzun ana kaynağı olan ” atalık tohumlar ” en güvenilir kaynak olan kendi bahçemizdendir. Bu yüzden elimizdeki tohumları kullanarak kendi tohumumuzu kendimiz yetiştiririz.

Bizim tarzımızda üretim yapanlarda dışardan fide alınması ancak çok güvendiğimiz bizim ilkelerimizle tarım yapan arkadaşlarımızdan olabilir.

Tohumdan fide yetiştirmek , detaylara önem verip birazda sıkı kontrollü gittiğinizde en acemi üretici için bile üstünden gelinebilecek bir prosedürdür.

Tohumdan fide yetiştirmeyi bilmiyor yada kendinizi geliştirmek istiyorsanız, bloğumda yazmış olduğum oldukça detaylı ” Tohumdan Fide Yetiştirmek ” isimli yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.  

Ben fidelerimi yaklaşık 150 m2 büyüklüğündeki kendi yaptığım sera’da yetiştiriyorum. Sera yapımına bilahare değineceğim. Fide yetiştirmek için illa seraya ihtiyacınız yok. Cam ile kapatılmış bol ışık alan korunaklı balkonunuzda yada ev içerisinde pencere önünde bile fide yetiştirebilirsiniz.

Fide yetiştireceğiniz yerin en önemli özelliği dört bir yanından bol ışık alıyor olmasıdır. Tüm püf noktaları yukarıda linkini verdiğim yazıda mevcut.Anlamadığınız yerleri yazı altına yorum yaparak yada mail atarak sorabilirsiniz.

Sırada bahçe planlama için en önemli konulardan biri var ; toprak hazırlığı.

TOPRAK HAZIRLIĞI

Toprak hazırlığı  bahçe planlama konusu içersinde belkide en önemli başlık. Çünkü toprağınızı ne kadar iyi hazırlarsanız sezonunuz o kadar iyi geçer.

Bitkileriniz sağlıklı olur , sağlıklı bitkiye daha az hastalık ve zararlı gelir. Bağışık sistemi güçlü oan insan nasıl ki daha az hastalanırsa bitkiniz içinde aynı şey geçerli.

Yukarıda da anlattığım gibi bitkimizi besleyecek olan biz değiliz bu toprağın görevi. Bizim görevimiz toprağı beslemek ve canlı tutmak. Aslında daha doğrusu bize dayatılan konvansiyonel uygulamalardan toprağımızı korumak.

Toprak hazırlığı sezonluk bir süreç değil , toprak hazırlığı hiç bitmeyen bir süreç. Eliniz gözünüz daima toprağın üzerinde olacak , canlılığını her daim yüksek seviyede tutatacaksınız. O da sizi en cömert şekilde ödüllendirecek.

Toprak analizimizi yukarıda anlatıldığı yaptırdıktan sonra bu analizi bir uzman ile birlikte okuyup yorumlamak önemli.

Fakat bu uzman da bizim gibi düşünmeli yani doğal tarım ilkelerine sahip çıkmalı. Eğer dersinizi iyi çalışır doğru soruları sorarsanız karşınızdakinin inandığı  tarım şeklinin de pek bir önemi kalmıyor.

TOPRAK ANALİZİNİN BİZE GÖSTERDİKLERİ ;

Toprak analizinde benim ilk baktığım şey  ” ph ” değeri  ( pehaş diye okunur ). Çünkü bitkimizin ihtiyacı olan makro ve mikro besin elementlerinin alınabilirliği toprağımızın ph değeri ile doğrudan alakalı.

Yani sizin mikro ve makro elementleriniz yeterli olsa bile  toprağınızın ph  olması gereken değerde değilse bitkiniz bu elementleri alamaz kullanamaz. Ve bitkide buna bağlı eksiklikler görülür.

Bu yüzden ben önce ph değerine bakarım. Ph seviyemizin nötr e yakın  olmasını isteriz. Yani ne yüksek asidik nede yüksek alkali toprak isteriz , nötr e yakın olmalı.

Ph skalası 1 den 14 e kadar rakamlarla ifade edilir. 1 maximum asitliği 14 ise maximum alkaliliği gösterir. Ph hakkında  daha detaylı olarak bilgi edinmek isterseniz internette araştırabilir veya varsa bir kimyacı tanıdığınızdan yardım isteyebilirsiniz.

Toprak da 6,6 ile 7,3 arası ph nötr olarak kabul edilir.

Toprağınız bu değerler de değil ise toprak hazırlığında ki ilk hedefiniz toprak ph ‘ ınızı nötr hale getirmek olmalıdır.

Kendi tarlamdan örnek vermem gerekirse ; ph’ımız yüksek yani toprak alkali bunu aşmak için iyi yanmış hayvan gübresi ve kükürt uygulaması yapıyoruz. Kükürt ph’ı düşürücü doğal bir elementtir. Fakat kullanımı bir uzman mühendise danışarak dönüm / kg miktarı belirlenerek yapılmalıdır.Toprak analizini yaptırdığınız yerlerden de bu tip tavsiyeler ve uygulama hakkında bilgi sorabilirsiniz.

Doğal olması örneğin çiftlik gübresi veya kükürt gibi elementleri istediğiniz kadar kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Her şeyin fazlası zarardır.

Toprağınız asidikse yani ph ınız 6.3 den daha düşükse ,  kükürt yerine tarım kireci ile ph ını arttırarak nötr seviyesine getirebilirsiniz. Tabiki yine uzman bir mühendis yardımı ile.

Bir ziraat mühendisinden yardım alırken de dikkat edeceğiniz en önemli kriter saha deneyimi olan bir mühendis bulmaktır. Size bir şeyler satmaya çalışan tarımsal pazarlama konusunda faaliyet gösteren mühendislerin ( tabiiki asla herkesi aynı kefeye koyamayız ) size bir faydası olmaz.

Yakınınız da olan tarım enstitülerinden veya ilçe tarım müdürlüklerinden yardım alabilirsiniz.

TOPRAK ANALİZİNDEKİ MAKRO VE MİKRO ELEMENTLER ;

Aşağıda görmüş olduğunuz analiz raporu tarlamız için yaptırmış olduğum analiz , hiç yaptırmamış olanlar için  örnek olsun diye buradan yayınlıyorum.

toprak-analizi
Toprak Analizi

Toprak analizimi Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde yaptırıyorum.

Türkiyenin her yerinden kargo ile numune gönderebilirsiniz. Burada analiz yaptırmanın güzel yanı kurumdaki uzmanlardan sınırsız danışmanlık alabilmeniz. Kurumdaki mühendis ve bölüm başkanı Hocalar sağolsunlar her konuda akıl verip destek oluyorlar. Desteği mail adresine gelecek olan toprak analiziniz ile yazılı alabildiğiniz gibi telefon ile sorabilirsiniz.

Ama benim tavsiyem en güzeli tabii ki eğer çok uzakta değil iseniz gidip yüz yüze görüşerek tavsiye almanız.

İlk sırada girmiş olduğunuz elementler Fosfor ( P ),  Potasyum ( K ) makro elementler. Alta sırada görmüş olduklarınız ise Kalsiyum ( Ca ) , Magnezyum ( Mg ), Demir ( Fe ), Mangan ( Mn ), Çinko ( Zn ) Bakır ( Cu ) mikro elementlerdir.Analiz sonucunda da gördüğünüz gibi elementlerin altlarında yeterli olup olmadıkları belirtiliyor.

Bunların haricinde de mikro elementler var , fakat analiz de genel  olarak bunlara  bakılıyor. Çünkü muhtemelen yetiştirdiğimiz  bitkiler  en çok  bu elementlere gereksinim duyuyor.

ORGANİK MADDE MİKTARI

Analizde ikinci dikkat ettiğim  husus organik madde miktarı. Maalesef topraklarımız ülke genelinde organik madde bakımından zayıf. O kadar dikkat etmeme rağmen gördüğünüz gibi benim analizimde ki sonuca görede  organik madde miktarım az.

Bu miktarın yüksek sayılabilmesi için 3.0 ile 4.9 arasında olması gerekiyor. Toprağımıza onun organik madde miktarını arttıracak ürünler ekmemiz veya taşıma yoluyla eklememiz lazım. Fakat taşıma ile bunu halletmek  başka bir yerden ekolojik dengeyi bozacak şekilde malzeme toplayıp getirmek manasına gelmemeli.

En güzeli tarlamız için güzel bir münavebe yönetimi hazırlayıp sezon aralarında öncü veya artçı bitkiler olarak bezelye bakla  yonca gibi hem azot bağlayıcı hemde biçerek toprağa karıştırdığımız da organik madde miktarına da pozitif katkıda bulunacak bitkileri yetiştirmek. Ve tabiiki iyi yanmış çiftlik gübresi takviyesi.

Eğer bir dal öğütücü makinemiz var ise budama artıklarımızı da öğütücüden geçirerek talaş haline getirip toprağımıza karıştırabilir veya kompost  ve malçlama da  kullanabiliriz. Bununda toprağımızın organik madde arttırımına etkisi pozitif olacaktır.

Toprak analizini bir uzmanla değerlendirdikten sonra toprağa eklememiz gerekenleri belirleyip yine uzmanımızın önerilerine göre ilave etmemiz gerekiyor.

Ben Ph düşürmek için kükürt kullanıyorum, ve de sonrasında eklediğim  iyi yanmış çiftlik gübresi ile bol saman ve talaşla karışmış ve bir yıl beklemiş kümes altlığı .

Kükürt toz ise çözünmesi için zaman gerekeceğinden sezon öncesi toprağa karıştırmanız gerekiyor ki yağmur yedikçe çözünüp Ph ı düşürsün. Fakat uygulamalarda deneyimli kişilerin tavsiyelerini dinleyin, çünkü kükürt yakıcı bir madde olduğundan sağlığınıza zarar verebilirsiniz.

Eğer analiz yaptırmakta geç kalırsanız, kükürt çözünmesi için vakit kalmaz ise mecburen sıvı kükürt kullanacaksınız. Çok tekrar ettim biliyorum ama lütfen bir uzmana danışarak miktarı ona göre belirleyin , ve özellikle toz kükürt uygulamasında maske eldiven gözlük gibi koruyucu ekipman kullanın. Rüzgarlı havalarda asla uygulama yapmayın.

SÜRMEK VEYA SÜRMEMEK İŞTE BÜTÜN MESELE BU

Tarlanın veya bahçenin sürülmemesi dünyada uzun zamandır kullanılan ve ülkemizde de giderek uygulanmaya başlayan bir yöntem.

Eğer Masanobu Fukuoka’nın  ” EKİN SAPI DEVRİMİ” kitabını okursanız tarlanızı veya bahçenizi niye sürmemeniz gerektiğini anlarsınız. Bu mevzuyu burada uzun uzun anlatabilecek derin bilgim ve vaktim maalesef yok. Ama lütfen bu kitabı alıp okuyun ve tarlalarımızı sürerek toprağa neler yaptığımızı öğrenin. Ve inanıyorum ki geçici bir hevesle değilde gerçekten bu işe gönül vererek başladıysanız. Sizde sürmeden tarım yapmayı benimseyeceksiniz.

Ben tam anlamıyla sürmeden tarım sistemine geçemedim. Toprağımın yapısı killi tınlı olduğundan ve organik maddem  az olduğundan halen el çapası ile olsada toprağımı sürerek sezona  hazırlıyorum.

Sürmeme yöntemi ile ilgili olarak YouTube da Charles Dowding‘i takip edebilirsiniz.

TOPRAĞA GÜBRE  İLAVESİ

Yukarıda da yazdığım gibi kullandığım iki çeşit katı gübre var ( sıvılardan daha sonra yeri geldiğinde bahsedeceğim ). İyi yanmış çiftlik gübresini  ve az miktarda kümes altlığını ( kanatlı gübresi toprakta tuzlanma yapabiliyor ve fosforu bol olduğundan fidelerinizi yakabiliyor bu yüzden kullanımda dikkatli olmanız gerek ) ekim dikim işlerinden yaklaşık bir ay önce toprağa sadece sebze yataklarını hazırladığım kısımlara gelecek şekilde serip toprağa karıştırıyorum.Sebze yataklarım genelde 80 cm x 30 metre boyutunda.

Sadece sebze hatlarına sermemin sebebi gübrenin parasal olarak kıymetli olması ve bulunduğum bölgede yanmış çiftlik gübresinin zor bulunması. Eğer gübreniz yeterli ise tarlanızın tamamını gübreleyebilirsiniz tabiiki hiç bir mahsuru yok.

MALÇLAMA

Gübrelemeyi yaptınız , ekim dikim zamanını bekliyorsunuz. Bu esnada ot çıkışını engellemek için sebze yataklarınızı malç ile kapayabilirsiniz. Malç’ın ne olduğunu bilmiyor iseniz  burayı tıklayarak Malç yazıma bir göz atabilirsiniz.

Ekim öncesi malçlama yapmak  yabani ot sorununuzu büyük ölçüde hafifletir. Gübrelenip canlanan verimli hale gelen sebze yataklarınız da çıkacak olan envai çeşit otun , hele ki gübreniz iyi yanmamış ise içindeki farklı ot tohumlarının çimlenmesini büyük ölçüde engelleyecektir.

Fakat bunun yanında bir de önemli dezavantajı vardır. Biliyorsunuz ki ekim zamanı demek  havanın elverişli hale gelmesi ve  dolayısı ile toprağın ısınmış olması demek. Toprak üzerine ekim zamanı öncesi yapacağınız malç toprağınızın geç ısınmasına sebep olur.

Bu yüzden ben ekim diki işi bittikten ve sulama hatlarımı çektikten sonra vede bitki kök boğazı doldurma işleminden sonra yapıyorum malçlamayı. ( kök boğazı doldurma işleminden ,  ekim dikim  işleri ve bitki toprak bakımında bahsedeceğim.

Malçlama önceki seneden hazır bekleyen sebze yataklarında zaten mevcut ise ekim zamanı gelmeden 1 ay kadar önce ekim hattınız üzerindeki malçı tırmıkla biraz açarsanız.( eğer saman vs gibi organik malç var ise ,  herhangi bir organik olmayan materyalle kaplı ise malç naylon u gibi, kenara toplayabilirsiniz. )

Ekim sonrası malçı tekrar kapayabilirsiniz.

Şimdiki bölüm çok önemli yaptığımız işin kalbi denebilecek ölçüde  önemli bir bölüm.

TOHUM  SEÇİMİ

Hazırlıklar bir yandan devam ederken işimizin ana girdisi ve de belki en önemli bileşeni tohum seçimi hep aklımızda.

Aslında tohum seçimi, ayrılması ekileceklerin planlanması çoğaltılması ve tedariği bir sezon öncesi yapılmaya ve planlamaya başlanır.

Taraf olduğumuz doğal yetiştiricilik ilkesi gereği kullanacağımız tohumlar tabiiki atalık ve yerel çeşitlerimiz.

Size burada piyasada bulunan tohum çeşitleri hakkında uzun uzun bilgi vermeyeceğim. Tohum çeşitleri ve tanımları hakkında size tavsiyem bilginiz kısıtlı ise öncelikle Tohum isimli yazıma bir göz atıp fikir sahibi olun.

Bahçemizde kullanacağımız atalık ve yerel çeşitlerimiz ; hali hazır da halen geçimlik tarım yapmakta olan ( yani ürettiğininin tükettiğinden artan kısmını satan ) köylülerimizin , hobi olarak bu işi yapanların , organik sertifika ile tarım işi yapanların ( ki organik sertifikalı işletmelerin çoğu maalesef hibrit tohum kullanmakta  çok azında atalık ve yerel tohum var) ellerinde mevcut.

Bu kişilerle irtibata geçerek onlardan tohum alabilirsiniz. Atalık ve yerel çeşitlerin satışı tohum tescil ettirilmediği sürece yasal olarak mümkün değil. Ancak takas veya hediye yolu ile el değiştirebilir bu tohumlar.

Bu durumun kime hizmet ettiği ve geleceğimizi nasıl ipotek altına aldığı çok uzun ve ayrı bir yazı ile anlatılabilir ancak.

Tohum tedariğinde bir  yol da tohum takas şenlikleridir. Ülkemizde yaygın olan bu şenliklere katılarak burada tohum dağıtan guruplardan tohum temin edebilirsiniz.

Benimde üyesi olduğum  “Ulusal Tohum Takas Merkezi ” isimli  grubumuz bu işi ülkemizde hakkı ile yapan bir kaç gruptan biri, ve bu gün itibari ile kurulmuş olduğumuz 15 Kasım 2012 tarihinden bu yana ülke çapında şenliklerde ve internet üzerinden organize ettiğimiz tohum dağıtım organizasyonlarında yaklaşık 180.000 ( Yüzseksen bin ) paket atalık ve yerel tohum dağıtmıştır.

Son seçeceğiniz ise satışta olan standart tohumlardır. Bu tohumlar hibrit olmayıp her yıl tohum alarak bir sonraki yıl ekebileceğiniz türden , temsil ettiği türün seleksiyon veya diğer yollar ile homojenize edilmiş ( yani %90 ın üzerinde ayni ürünü veren standartta ) tohumlardır.

Bu tip tohumları köy tipi atalık tohum bulup kullanamadığınız da satın alarak ekebilirsiniz. Fakat öncelik her zaman atalık ve yerel tohumlarımızındır.

Çok önemli bir hususu daha yazmadan geçmeyelim. Son yıllarda ulusal tohum pazarımızda faaliyet gösteren bazı firmalar gittikçe bilinçlenip büyüyen atalık doğal yerel tohum dan üretim yapanları hedef alan pazara hitap etmek için hibrit tohumlarını  yerel tohum adı altında pazarlamaktadırlar.

Yerel de , Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ürettikleri hibrit tohumları , bir kelime oyunu ile yerel hibrit değil de , sadece yerel tohum yazarak satmaktadırlar.

Lütfen bu oyuna kanmayalım ve mümkün mertebe bu işe gönül veren dostlarımızı uyaralım.

Eğer olur da para ile tohum alamak durumunda kalırsanız , alacağınız tohum paketinde kesinlikle  “standart tohumluk” ibaresi bulunmalıdır.

Yerel tohum yazan paketlere şüphe ile yaklaşıp etiketteki tüm açıklamaları okumanız gerekmektedir.

Güzel ülkemizde halen tohum firmalarına muhtaç kalmadan atalık ve yerel tohum bulma şansımız çok yüksek, biraz çaba biraz ısrar biraz araştırma size sonucu getirecektir , bundan emin olabilirsiniz.

Unutmayın yerli değil yerel tohum.

Tohumlarımızı tedarik ettik ,  şimdi sıra tohumdan fide yetiştirmekte.

TOHUMDAN FİDE YETİŞTİRMEK

İddiamız sağlıklı ve gerçek gıdaya ulaşmak ise tohumdan fide yetiştirmeyi de bilmemiz gerekiyor. Bunu başaramaz isek bulabildiğimizle ve pazara sunulan ile yetinmek zorunda kalırız.

Kendi bahçenizde gıda yetiştirmenin  olmazsa olmazlarından biri de fidelerinizi kendinizin  yetiştirebilmesidir.

Gerek eliniz de hali hazırda bulunan tohumlardan gerekse güvendiğiniz kaynaklardan gelen tohumlardan fide yetiştirerek  bahçeniz deki biyoçeşitliliğin devamını sağlamayı öğrenmelisiniz.

Tohumdan fide yetiştirmek başlı başlı başına bir konu olduğundan, bunu başka bir yazımda oldukça detaylı olarak anlattım. Başlığa tıklayarak bu yazıya ulaşabilirsiniz. Tohumdan Fide Yetiştirmek

Unutmayın tohum özgürlük demektir, ülkemizin dolayısı ile bizim özgürlüğümüz tohumlarımıza sahip çıkmakla olur ancak. Az veya çok demeden elinizden ne geliyorsa bu konuda yapmanız lazım. İlla tarla bağ bahçe ekiyor olmanız şart değil. Balkonda teras da saksılar dada bu işi yapıp küçük de olsa geleceğimize katkı sağlayabilirsiniz.

Şunu hiç unutmayalım salgın günleri bize gösterdi ki ; gelecekte bireysel olarak kendi gıdamızı yetiştirmek zorunda kalabiliriz.

Sırada ki  başlık Ekim Dikim İşleri .

 

Tags: atalık tohumla bahçe, bahçe çalışması, bahçe hakkında herşey, bahçe kuruyorum, bahçe kuruyoruz, bahçe nasıl kurulur, bahçe planlama, bahçecilik, kendi kendine bahçe kurmak, nasıl bahçe kurarım, şehirde bahçe

Related Posts

by
Previous Post Next Post

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 shares

Bostan İstanbuldan Haberler

Recent Posts